29 Eylül, 2008

"Toplumu Riske Sokan Karakterler"



türk dizilerinden izlediğim yok. herşeyden önce senaryolar çok yavan, çok benzer. hadi diyelim senaryo içinde biraz kırıntı var, onu da en fazla 30 dakikada verebileceğiniz bir dizide tam 2 saat uzatıyorsanız yolunuz açık olsun derim.

en son gördüğüm araştırmalarda türk toplumu günde ortalama 4 saat televizyon izleyerek dünyada birincilik koltuğuna oturmuştu. bu artışı sağlayan etmenlerden en önemlisi de diziler. dizileri hem yukarıda saydığım, hem de saymadığım birçok nedenden dolayı eleştirebiliriz. ama aşağıdaki gibi yazıyorsanız, ben de sizi eleştiririm.

gazeteport'tan alıntıladığım haberi yorumsuz olarak veriyorum.

son dönemlerin popüler yerli dizi karakterleri başbakanlık aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü’nü rahatsız etti.

kurumun yayın organı aile ve toplum dergisi’nde yer alan çalışmaya göre, yaprak dökümü’nün ‘ferhunde’si, avrupa yakası’nın ‘makbule’si ‘toplumsal yaşamı riske sokan’ karakterler. devlet bakanı nimet çubukçu’ya bağlı kurumun üç ayda bir çıkan dergisinde yer alan ‘aile kurumuna yönelik güncel riskler’ adlı yazıda, son yıllarda aileye ilişkin yapılan araştırmalar, boşanmalar, evlilik dışı ilişkiler, eşcinsel beraberlikler, çocuk gibi konular indelenerek popüler dizilere ilişkin ilginç tespitlerde bulunuldu. dr. ünal şentürk tarafından kaleme alınan yazıda, “dizilerdeki kahramanların, boşanmış, eşinden ayrı yaşayan, bekâr kalan, sadece çocuklarıyla yaşamını sürdüren, nikahsız yaşayan, sözüm ona kendi başına yeten veya ayakları üzerinde durabilen kişilerden oluşması, izleyici bağlamında arzu edilmeyen davranış modelleri yaratarak toplumsal yaşamı riske sokmaktadır” denildi.

buna göre, eşi hapishanede olan ve patronuyla ilişki yaşayan yaprak dökümü’nün ‘ferhunde’si, kardeşinin sevgilisinin babasından hamile kalan kavak yelleri dizisinin ‘canan’ı, eşi izzet’ten boşanıp, dayısının evini eski flörtü burhan’la paylaşan avrupa yakası’nın ‘makbule’si, aile araştırma genel müdürlüğü için ‘toplumsal yaşamı riske sokan karakterler’den sadece birkaçı.

dr. ünal şentürk, aile ve toplumsal yaşam için risk olarak gördüğü dizi kahramanlarının ‘boşanmaması, mutlaka evli olması’ şart. yazıda, bu durum şöyle anlatılıyor: “günümüzde izlenme rekorları kırarak oldukça popülerleşen dizilerin büyük bölümünde boşanma, yalnız yaşam, ‘sivil evlilik’ diye tanıtılan nikahsız birliktelikler olağan bir durum gibi gösterilmekte ve durumların diğer yönleri dikkate alınmamaktadır. bu ise aile kurumuna yönelik olumsuz sonuçlarıyla beliren risk oluşumları normalleştirmektedir. halkın beğenisine ve ilgisine sunulan yayınların, toplumun değerleri, kabulleri ve beklentileriyle örtüşmesi oldukça fonksiyonel olmaktadır.

beklenti, tektip bir toplum yaratmaksa böyle yazarsınız. gerçekçi bakabilirseniz aslında o toplumun sizin kafanızda düşündüğünüzden çok daha farklı, çok daha dinamik olduğunu; aşkları, entrikaları sevdiğini en azından merak ettiğini, dizi yapımcılarının da konu kıtlığından ve diziyi uzatma kaygısından herkesi birbirine bağladığını kolaylıkla anlarsınız...

Hiç yorum yok: