19 Ağustos, 2008

Hülya Avşar Buyurmuş

son günlerde hülya avşar'ı medyada eskisi kadar görebiliyor musunuz. ben göremiyorum. aslında böylesi daha da güzel, bizim açımızdan hiçbir eksiklik yok hayatımızda.

hatırlarsınız, geçtiğimiz yıllarda reuters, paris hilton'la ilgili bir hafta haber geçmeme kararı almıştı deneme amacıyla, kimsenin de ruhu duymamıştı.
artık hülya avşar'ın gösterecek pek bir yeri kalmamış olmalı, yaş malum. aşk polemikleri falan da bir yere kadar, tanju çolak'tan bu yana yıllar geçti.
e peki hanımefendi nasıl gündeme gelecek? yakında ramazan yaklaştığına göre dini içerikli bir polemik başlatmak fena da olmayabilir:

yazısında bir çocuğun ağzından;
"hayvan kesilerek bayram yapan bir dini aklım almıyor" dedirtiyor (kendi ağzından da direk söylemiyor, kısaca yemiyor, çok tepki gelirse ben demedim diyebilir) ve kendisinin de bayramlarda artık kurban kesmek yerine daha hayırlı işler yaptığını söylüyor.

ha basınımız, "hayvan kesilerek bayram yapan bir dini aklım almıyor" cümlesine atlamış ve avşar'a ait olarak göstermiş.
burayı geçelim zaten avşar'ın istediği de bu, yani manşete çıkmak.
efendim hadi diyelim hülya avşar 2 şarkı söyledi, 2 film çekti bugüne kadar, peki kaya bey ne yaptı da bu kadar hayatımıza girdi ya da çocuklarını falan neden bu kadar tanıyoruz.
ne bileyim hakan şükür'ün babasından bana ne aslında ama hepimiz adıyla falan biliyoruz.
ya da mankenlerden ve sürekli değiştirdikleri sevgililerinden bize ne...

maalesef bir gerçek olarak insanlar ünlülerin hayatlarına meraklı ve bu merakı bir noktaya kadar anlamak da mümkün. ancak medyanın abartısı olmasa, bu balonlar bu kadar şişmese bu toplum ne kaybedecek?

işte gerçek ortada; asıl ünlüler medyaya bağımlı. gündemden düşmeye başlayınca mutlaka birşeyler yapmaları gerekiyor ama hangi anlamda???

kurban mıydı, ramazan mı yaklaşıyordu? çocukluğumuzun naif sorusuyla şekersiz sakız oruç bozar mıydı? bizim din öğretmenimize göre yutmazsanız bozmadı.
hülyalı, zekeriya beyazlı günlere buruk bir merhaba...

Hiç yorum yok: